31 Ocak 2008 Perşembe

Akılcı ve Basit Beslenme Planı

Beslenme planınızda yapacağınız basit, kolay ve akılcı değişikliklerle sağlığınızda önemli iyileşmeler yapabilirsiniz.Kan basıncınızı ayarlamak, kan şekerinizi dengelemek, kolesterol ve trigliserid seviyelerinizi azaltmak için ciddi avantajlar sağlayabilirsiniz. Unutmayın! ‘Ne yiyorsanız O’sunuz’ kuralı yüzyıllardır hep aynı ve hiç değişmeyecek...Akılcı bir beslenme planı ile kilonuzu daha kolay yönetir, osteoporozdan (kemik kırılganlığı artışı), menopoz yakınmalarından, yaşlılıkta karşılaşabileceğiniz pek çok sorundan korunabilirsiniz. Kolay, ucuz ve uygulanabilir besin değişimleri ile geç yaşlanan formda biri olabilirsiniz. Yapacaklarınızı öğrenmeniz çok kolay! Bütün sorun karar vermekte. Verdiğiniz kararı sürdürmek ve çevrenizdeki sabotajcılarla bir süre direnmekte... Yapacağınız değişimlerin yaşamınıza sağladığı katkıları birkaç ay içinde alacak, yaşam kalitenizdeki düzelmeye, sağlığınızdaki iyileşmeye siz de şaşıracaksınız.

Hipertansiyona karşı
Hipertansiyon sorunu ile daha kolay başetmek istiyorsanız önce kalori tüketiminizi kontrol altına alın. Fazla kilolarınızı atın! Tuz tüketiminizi günde bir çay kaşığı (2,5 gr) ile sınırlayın. Potasyumdan zengin besinlerden (muz, patates, şeftali, kayısı, domates), magnezyum kaynaklarından (kurubaklagiller, ceviz, fındık), posa deposu sebzelerden (havuç, yeşil yapraklı sebzeler) daha çok faydalanın.

Kalp ve Damar İçin
Kalp ve damar hastalığından, damar sertliği ile ilişkili sağlık sorunlarından uzak yaşamak istiyorsanız omega-3 yağ asitlerini artırın: Daha çok balık (haftada 2-3 kez, 100-150 gr), keten tohumu (günde 1-2 tatlı kaşığı), ceviz (günde 1-2 adet) kullanın. Kolesterol deposu besinlerden (sakatat grubu, şarküteri grubu, yumurta sarısı), doymuş yağlardan (tereyağı, iç yağı, kuyruk yağı, kanatlı hayvanların derisi, yağlı kırmızı etler) uzak bir beslenme planı yapın. Kalori ve alkol tüketiminizi sınırlayarak trigliserid düzeyinizi azaltın. Antioksidan etkili doğal ateroskleroz savaşçılarından (Likopen deposu domates, karpuz, Resveratrol deposu üzüm suyu, şarap, Quercetin deposu elma, Proantosiyanidin deposu üzüm çekirdeği) daha sık faydalanın.Yaşlılıkla ilişkili göz sorunlarından katarakt ve makula dejenerasyonun yavaşlatılmasında E vitamini zengini besinlerin (yağlı tohumlar, tahıllar), Lutein deposu, Zeozantin kaynağı ürünlerin, beta karoten yüklü havucun, kayısının, C vitamini deposu sebze ve meyvelerin yararından istifade edin.

Kemiklere güç verin
Kemik kırılganlığı artışı doğal bir yaşlılık sürecidir. Kalsiyum zengini süt ve süt ürünlerinden (peynir, yoğurt, ayran), D vitamini deposu besinlerden, kalsiyum ile zenginleştirilmiş meyve suları ve diğer içeceklerden daha çok yararlanın. Tükettiğiniz besinlerle kemiklerinize daha fazla kalsiyumu, doğal yoldan sağlayın.Periyodik dönemleriniz gergin, şiş ve ağrılı geçiyorsa tuzu azaltın, magnezyumu arttırın. Daha çok posalı ürün kullanın. Menapoz dönemine ilişkin sorunlarınızı baskılamak istiyorsanız soya ürünlerinden daha sık yararlanın.

Öğleden sonra enerji
Öğleden sonraki enerjisizlik sorununuzu çözmek için öğlen yemeklerini salata ile geçiştirmeyi bırakın. Her öğlen 100-150 g balık, tavuk veya yağsız kırmızı et ihtiva eden bir beslenme planı yapın. Ya da salatalarınıza protein katın! Uykusuzluk sorununuzu çözmek istiyorsanız akşamları erken yiyin ve daha fazla karbonhidrat (sebze, makarna) kullanın. Akşam yemeğinizi küçültün, azaltın.

Bellek kaybından korkmayın
Yaşlanma sorunlarından bellek azalması ve yaşlılık depresyonu ile mücadele etmekte de Omega-3 yağ asitlerinden faydalanabilirsiniz. ‘Dokozahekza-noikasit’ (DHA) belleğe güç veren, yaşlılıkla ilgili depresif ruh halini önleyen bir Omega-3 yağ asididir. Balıkta ve diğer deniz ürünlerinde bol bol bulunur. Omega-3 yağ asitlerinden EPA (Ekozapantonoikasit) kanı inceltip, damarları koruyarak bellek kaybını geciktirebilir. Depresyon ve ruhsal gerginliği azaltmada Omega-3 yağ asitleri yanında magnezyum zengini besinlerden, B vitamini depolarından da yararlanabilirsiniz.

Yorgun musunuz?
Hep yorgunsanız, daha çok protein (balık), magnezyum (ceviz, badem, avokado), B vitamini ve potasyumu (muz, domates) doğal besinler ile kazanmaya çalışın. Demir (et, yeşil sebzeler, pekmez) ve folik asit tüketiminizi çoğaltın. Demir eksikliği ile ilişkili sağlık sorunlarından korunmak, belleğinize, saçınız, deriniz ve ruhsal dengenize, özellikle de kansızlık sorununuza çözüm bulmak için daha fazla demir tüketmeye bakın! Yorgunlukla savaşta en güçlü silahın iyi bir sabah kahvaltısı olduğunu sakın unutmayın. Öğün atlamayın.
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu

29 Ocak 2008 Salı

Güzelliğin Esas Kuralları

Hepimiz giderek artan bir biçimde sağlığımızla daha fazla ilgilenmeye başladık. Hastalıklardan nasıl korunacağımızı, vücudumuzu nasıl güçlendirebileceğimizi, sağlık sorunlarımızı daha erken nasıl tanıyabileceğimizi dikkatle araştırıyoruz. Ortalama yaşam süresinin uzaması, emeklilik ve yaşlılığa ilişkin endişelerimizi çoğalttı. Yirmi beş yıl önce emekli olanların emeklilik sonrası ortalama yaşam süreleri on yılı pek geçmemiştir. Bugün ise bir emekli en az 20-25 yıllık yeni yaşam süreciyle karşı karşıyadır. Yaşlılık belirti ve değişimlerinin bedeninize daha yavaş yerleşmesine engel olmak hakkınızdır. Bu yönde göstereceğiniz sağlıklı davranışlar, geç ve genç yaşlanmanıza, yaşlanırken de sağlam kaslara, kemiklere, göz, kulak ve eklemlere sahip olmanıza destek olacaktır. Bu çabalarla yaşınız ilerledikçe bellek azalması, kalp-damar sorunları, cinsel problemler ve güçsüzlük ile daha az karşılaşacaksınız. Bütün bunlar sadece sizin sağlığınızla ilgilenmeniz ve kendinize iyi bakmanızla mümkündür.

Sağlık bilinci
Siz yaşlandıkça fiziksel görünümünüzün de değişeceğini biliyorsunuz. Boyunuz yavaş yavaş kısalacak, cildiniz kırışacak, saçlarınız beyazlaşacak, kaslarınız bir miktar gevşeyip sarkacak. Bütün bu değişimleri biraz daha geciktirip hafifletmeyi, orta yaş ve sonrasında özellikle kadınlar çok önemserler. Ne saç dökülmesi, cilt kırışması, boy kısalması, ne de siz yaşlandıkça aldığınız kilolar, genişleyen karın ve kalçanız yaşlanmanın değiştirilemez ve önlenemez sonuçları değildir. Kemik kırılganlığındaki artış (osteoporoz) ile yapacağınız akıllı bir mücadele, boyunuzun kısalmasını da, belinizin eğilmesini de engelleyecektir.

Daha az kalori tüketip yeterli ve dengeli beslenir, daha fazla fiziksel aktivitede bulunursanız kilo almanızı da engelleyebilirsiniz. "Kozmofarmasötikal" destekler ve erken başlatılmış, bilinçli yürütülmüş bir cilt bakımı ile yaşlılığa bağlı cilt sorunlarınızı bir hayli azaltabilirsiniz. Bütün sorun sağlık bilincinizi doğru oluşturmanız ve geliştirmenizdedir. Sorunu gereğinden fazla büyütmez ama gerekli önlemleri ve kontrolleri de ihmal etmezseniz sağlıklı bir yaşlılık sizi beklemektedir. Eğer fiziksel görünümünüze ilişkin olarak kendinizi daha iyi hissetmek istiyorsanız yapabileceğiniz başka şeyler de var:

Ruh ve Beden
Sadece dış görünümünüze takılıp kalmayın. Siz, vücudunuz ve onun içinde yaşayan ruhsal yaşamınızla bir bütünsünüz.

Yüksek enerji
Enerji seviyenizi yükseltin. Daha çok egzersiz yapın. Düzenli fiziksel aktivite formda kalmanızın başlıca belirleyicisidir. En az haftada 3-4 kez 30-45 dakika fiziksel aktivite yapmayı planlayın. Egzersiz enerji düzeyinize tavan yaptıracak ve daha iyi bir fiziksel görünüme sahip olmanızı sağlayacak en iyi ilaçtır.

Kendinizi sevin
Kendinizden hoşlanın. Ne yapın edin, ilk önce kendinizi sevin, kendinize güvenin. Her aşamada kendinizi ödüllendirin.

Geleceği Düşünün
Eski fotoğraflardan faydalanın. Gelecekte nasıl bir fiziksel görünümde olacağınızı keşfetmeye çalışın. 10-20 sene sonraki resminizi çizmeye, hayal etmeye çalışın. Eski fotoğraflarınızı dikkatle inceleyin.

İltifat edin
Kendinize iltifat edin. Size saçma da gelse, çocukça gibi de görünse aynaya her baktığınızda kendinize iltifat edin. Aynada kendi kendinizi yakışıklı ya da güzel bulmaktan ve bunu hissetmekten çekinmeyin.

Bakımlı giyinin
Güzel ve bakımlı giyinin. Fiziksel görünümünüzü tamamlayacak temiz ve düzgün elbiseler giymeye özen gösterin.

Wellness notları
Elma suyu en az portakal suyu kadar değerlidir. Elma suyunda beklenenin çok üzerinde kalp hastalığına karşı koruyucu antioksidan etkili polifenol olduğu belirlenmiştir.

Aloe Vera (sarısabır) otu suyunun herhangi bir sağlık yararının olduğuna dair hiçbir bilimsel kanıt mevcut değildir. Aloe Vera suyunu, şiddetli ishal ve krampları göze alıyorsanız (!) laksatif-bağırsak boşaltıcı gibi kullanabilirsiniz.

Eğer olduğunuzdan daha fazla yaşlı görünmek istiyorsanız bol bol sigara için!.. Sigara cildinizi daha erken kırıştıracak, dişlerinizi daha erken dökecek ve saçlarınızı daha çabuk beyazlatacaktır.

Uyarılar
Yanlış ilaç kullanımı yaşlandırıyor.

Pek çok araştırma fazla miktarda, gereğinden uzun süreyle ilaç kullanımının yaşam sürenizi olumsuz yönde etkilediğini ortaya koymuştur. İlaç kullanımı ile ilgili sorunlarla daha az karşılaşmak istiyorsanız, aşağıdaki önerileri dikkate almalısınız:

  • Kullandığınız ilaç sayısını en aza indirin. Kullanım süresini ve önerilen dozu asla geçmeyin.
  • Optimal yarar sağlayan en düşük dozlarda ve sürede kalmaya özen gösterin.
  • İlaç alerjilerinizi mutlaka not alın.
  • Yeni bir reçete hazırlandığında doktorunuza, eczacınıza ve hemşirenize halen kullandığınız ilaçları da hatırlatın.
  • Doktorunuza ilaçların tedavi edici düzeylerini takip etmesi ve toksisite araştırmalarını yapabilmesi için izin verin.
  • Kullandığınız her ilaç için doktorunuzdan ya da eczacınızdan bilgi talep etmekten çekinmeyin.

  • Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

28 Ocak 2008 Pazartesi

DİŞ BEYAZLATMA NASIL YAPILIR?

Diş beyazlatmada beyazlatıcı diş macunlarından diş hekimi muayenehanesinde uygulanan beyazlatma tekniklerine kadar birçok yöntem vardır.Beyazlatma teknikleri iki şekilde uygulanır:

1.Beyazlatma işlemleri doğal diş renginizi ortalama beş - yedi ton kadar değiştirir. Hem diş hekimi muayenehanesinde, hem de evde beyazlatma yapılabilir. Beyazlatıcıların içerdiği etken madde genellikle hem derindeki, hem de yüzeydeki lekeleri çıkartmaya yardımcı olan, % 10-22 oranlarında karbomid peroksit veya hidrojen peroksittir.

*Diş hekiminin muayenehanesinde uygulanan ışıklı beyazlatma işleminin seansı ekonomik ve hızlı bir sonuç verir ve dişleri önemli ölçüde beyazlatır. Ancak, bir yıl sonra, normal bir şekilde yiyip içmenin (kahve, çay, alkolsüz içecekler) ardından, dişleriniz tekrar eski rengine yakın bir renge dönebilir ve yeni lekeler oluşabilir. Bu durumda beyazlatma işlemini tekrar etmeniz gerekebilir.
*Evde beyazlatma için diş hekiminiz tarafından hazırlanan özel ağız plakları da kullanılabilir. Genellikle iki hafta boyunca günde birkaç saat veya gece boyunca plak takılır. Dişlerinizde yeni lekelenme oluştuğunu fark ederseniz, lekeleri çıkarmak için bir veya iki gece boyunca ağız plağını beyazlatıcı jel sürerek takmanız yeterlidir.
*Dişleri beyazlatmak için eczanede reçetesiz olarak satılan ürünler de bulunabilir.

2.Beyazlatma dışındaki işlemler sırasında, yüzey lekelerinin giderilmesine yardımcı olmak için, fiziksel ve/veya kimyasal uygulamalar yapılır. Beyazlatıcı diş macunları leke çıkarıcı özelliği olan veya cilalama yapabilen özel kimyasallar içerir. Diş hekimleri tarafından yapılan profesyonel temizlikte, yiyecek ve tütünün neden olduğu dış lekelenmeleri çıkarmak için aşındırma veya cilalama yöntemi kullanılır.


Beyazlatma işlemlerinde herkeste çıkan sonuç farklıdır. Bazıları, beyazlatıcı diş macunları ile bekledikleri sonucu elde ederken, gri diş rengine sahip veya dişinde ciddi renklenme olanların gülümsemelerinin istedikleri gibi olabilmesi için porselen vener kaplamalar veya dolgu yapılması gerekebilir. Sizin için uygun olan seçeneği diş hekiminiz belirleyebilir.

CİLT BAKIMI NASIL YAPILIR?

Güzel bir cilde sahip olmak istiyorsanız, cilt tipinizi ve o cilt tipine uygun bakım ürünlerini tanımalısınız. Ayrıca bazı ürünler var ki, onlardan da kesinlikle uzak durmalısınız. Güzel ve sağlıklı bir cilde sahip olmak istiyorsanız, önemli olan kullandığınız ürünün ne kadar pahalı olduğu değil, cildinize ne kadar uygun olduğudur. Cilt gün içinde kirlenir. Bu nedenle biriken kirler, ter, yağ gibi kişisel salgılar ve dökülmekte olan ölü cilt hücreleri temizlendikten sonra cilt nemlendirilmelidir. Cilt tipleri ve cilt tiplerine uygun ürün tercihinde dikkat edilmesi
gereken noktalar şunlar:

Kuru cilt: Kuru ciltlerde, kurutucu ve alkol içeren ürünler ciltten nemi söküp atacağı için tercih edilmemelidir. Hassas yumuşak sabun içermeyen likit bir temizleyici sonrası gliserin, hiyalironik asit gibi ürünlerle formüle edilmiş nem kaybını azaltan nemlendiriciler kullanılmalıdır. UVA ve UVB ışınlarına karşı koruyucu SPF15 ve üstü bir ürün, yıl boyunca dışarıya çıkmadan yarım saat önce açıkta kalan alanlara uygulanmalıdır.

Yağlı cilt: Yağlı ciltlerde aşırı yağlı ürünler, hassas ciltlerde ise daha az hasar verecek narin ürünler tercih edilebilir. Yağlı ciltlere özgün yağ bağlayıcı likit veya jel şeklinde temizleyicileri tercih edin. Krem bazlı, kakao yağı, lanolin içeren sabunlardan uzak durun. Losyon şeklinde suyu çekip tutan (humectane) maddeler içeren nemlendiricileri tercih edin. Ergenlik çağındaki gençlerde görülen hormon değişiklikleri nedeniyle yağlı ve akneye yatkın cildin temizliği ve doktor tarafından önerilen ürünlerin düzenli kullanılması önemlidir. Yağ içermeyen (oil-free) güneşten koruyucuları kullanın. Cildinize fazla parlak diyerek, yağı kurutmak için sert sabun, alkol, fırça, kese kullanmayın. Cilt temizliğini günde 2-3 kezden fazla yapmayın.

Karma cilt: Kozmetik olarak T bölgesi, yüzün yağlı alanları olan yanaklar, alın, burun ve çene daha fazla yağlıyken diğer alanlarda kuruluk gözlenir. Normal karma ciltler için olan temizleme ürünleri yanaklar için nazik, diğer bölgelerde ise daha sert etkilidir. Yalnızca ihtiyaç duyulan bölgelere uygulayacağınız nemlendirici T bölgesinde sivilceye yol açabilir. Tercih edeceğiniz güneş koruyucusunun da yağ içermemesine dikkat etmeniz gerekmektedir.

Cilt bakım ürünü seçerken bir diğer dikkat edilmesi gereken nokta da bu ürünlerin içerikleridir.

Güneşten koruyucular: Kırışıklık ve güneş hasarını önleyen en etkili ürün güneşten koruyuculardır. UVB ve UVA ışınlarına karşı koruyucu özelliği olan, güneşten koruyucu faktörü (SPF) 15 ve üzeri olan ürünler cildin yaşlı görünmesini önlemektedir . Düzenli olarak güneşten koruyucu kullanmak derin kırışıklıklar ve koyu lekelerin oluşmasını engeller.

Tretinoin ve türevleri: Güneşin zararlı etkilerinden olan yüzdeki ince kırışıklıklar, koyu lekeler veya kabalaşmaya karşı etkilidir. Cilt renginin açılmasına , yenilenmesine yardımcı olur.

AHA (Alfa Hidroksi Asitler): Şeker kamışı, elma, üzüm ve limon gibi bitki ve meyvelerde doğal olarak bulunan asitlerdir. Cilt üzerindeki ölü hücrelerin dökülmesi ve bu sayede daha düzgün, yumuşak, renk düzensizliği olmayan yeni bir cilde kavuşulması sağlanmaktadır. AHA aynı zamanda cildin üst tabakası altındaki bağ dokusunun daha iyi üretimini, su kaybının ve ince kırışıklıkların azalmasını sağlamaktadır.

Kaçınılması gereken içerikler:
Propilen glikol veya sorbital bilhassa hassas ciltlerde tercih edilmez.

SLS (sodyum lauryl sülfat) ve SLES (sodyum lauret sülfat) gibi sürfaktanlar şampuan, diş macunu, traş kremi, kuru temizleme deterjanları bulaşık sabununda ve birçok endüstriyel temizlik maddesinde bulunur. Etki mekanizması nedeniyle duruladığınızı zannetseniz bile uzun süre saç ve derinizde kalıp yağ , nem ve amino asitleri söker atar. Ciltte kuruluk, kabalaşma ve yeni kıl ve deri oluşumunu bozar.
Kırışıklık ve güneş hasarını önleyen en etkili ürün güneşten koruyuculardır. UVB ve UVA ışınlarına karşı koruyucu özelliği olan, güneşten koruyucu faktörü (SPF) 15 ve üzeri olan ürünler cildin yaşlı görünmesini önlemektedir. Düzenli olarak güneşten koruyucu kullanmak derin kırışıklıklar ve koyu lekelerin oluşmasını engellemektedir.

Göz Şeklinize Göre Makyaj Yapın

Gözler yüzün en çok dikkat çeken bölgesidir. Teninize ve saçınıza uygun bir göz makyajı ile çok etkileyici bakışlara sahip olabilirsiniz. Bunun yanında gözlerinizdeki anlamı ön plana çıkarmak için göz şeklinize uygun makyaj yapmalısınız. Böylelikle küçük olan gözlerinizin büyük görünmesini sağlayabilir, istediğiniz etkileyici bakışları elde edebilirsiniz. Unutmayın anlamlı bakışlar doğru yapılan makyajla ortaya çıkar…

Küçük gözler

Bir koyu, bir de açık renk far seçin.

Üst göz kapağınızın tamamına açık renk farı sürün.
Koyu renk bir kalemle kirpik diplerine çizgi çekerek göz çevrenizi belirleyin. Çizgiyi dışa doğru dağıtın.
Koyu renk farı gözün dışına doğru, göz çukurunun üzerine sürün. Dışa doğru hafifçe dağıtın.
Gözün iç kenarına beyaz renk far sürün. Açık ve koyu farlar arasındaki renk farkının sınır oluşturmaması için renkleri birbirine iyice yedirin.
Kirpiklerinizi kıvırın ve iki kat rimel sürün.

Ayrık gözler

Yumuşak tonda kestane rengi bir far ile koyu renk bir diğer far seçin.

Kestane rengi farı burnunuz ile gözünüz arasındaki bölgeye uygulayın. Farın leke gibi durmasını engellemek için rengi iyice dağıtarak gölge havası verin.
Koyu renk farı göz kapağınızın hareketli kısmına sürün.
Aynı farla, gözün dış kenarını, dışarı taşarak yuvarlayın.
Koyu renk kalemle göz kapağınızın üstüne ve gözün iç kısmına çizgi çekin.
Sadece üst kirpiklerinize iki kat rimel sürün.

Düşük gözler

Birbirini tamamlayan renklerde üç far seçin. Renklerden biri açık, biri orta, biri ise koyu tonlarda olmalı. Tek ambalajda satılan üçlü göz farları uygun bir seçenek oluşturabilir.

Koyu renk farla, alt kirpiklerinizin ortasından başlayıp dışarı doğru bir çizgi çekin. Çizginin ucunu göz kenarınızın dışında hafifçe yukarı doğru kaldırın.
Aynı işlemi üst kirpikleriniz boyunca da uygulayın ve iki çizgiyi birleştirin.
Sünger uçlu bir aplikatör veya bir pamuklu çubuk yardımıyla çizgileri dağıtarak hafifleştirin.
Açık renk farı üst göz kapağınızın tamamına sürün.
Orta koyuluktaki farı göz çukuruna muz formunda uygulayın.
Yine orta koyuluktaki farla gözün dış kenarına gölge yapın.
Kirpiklerinizi kıvırın ve iki kat rimel sürün.

Yuvarlak gözler

Bir koyu, bir açık tonda iki far rengi seçin. Renkler birbirleriyle uyumlu olmalı.

Açık renk farı göz kapağınızın tamamına uygulayın.
Koyu renk farı göz kapağınızın sadece hareketli kısmına sürün. Göze daha uzun bir form kazandırmak için renkleri uygularken gözün dışına ve yukarıya doğru çalışın.
Göz kapağınıza, kirpiklerin hemen dibinden, boylu boyunca kalem çekin. Çizgiyi göz kenarından dışarı doğru taşırın.
Kirpiklerinizi kıvırın ve iki kat rimel sürün.